B

ir yaşındaki çocuk ne tehlikelerden ne de yasaklardan anlar. Her şeye dokunmak ve her şeyi tatmak ister. Ebeveyn, sınırları çok açık bir şekilde koyduğunu düşünse de bu sınırlar aslında çocuk için hiç bir şey ifade etmez.

  • Bir yaşındaki çocuk genellikle bir şey yapmadan önce ebeveyni ile göz teması kurmaya ve onun onayını almaya çalışır. Böyle durumlarda eğer karşı koymak istiyorsanız; “hayır” demek yerine “DUR” kelimesini kullanabilirsiniz. Ardından izin vermemenizin sebebini basitçe çocuğunuza açıklayabilirsiniz; ancak tabii ki uzun süre bu açıklamayı aklında tutmasını beklemeden.

 

  • Bir yaşındaki çocuk kuralları kavrayamadığı için onlara uyamaz. Çocuğun bulunduğu ortamı daha güvenli hale getirmek, her şeyi ellemek isteyebileceği için kırılabilecek veya ona zarar verebilecek eşyaları ortadan kaldırmak iyi bir yoldur. Bir talimat vermek istediğinizde ise sözel olarak belirtmek yerine dokunsal olarak istediğiniz davranışa yönlendirmek daha etkili olacaktır.

 

  • Henüz genellemeleri ve kavramsallaştırmaları anlayamaz. Örneğin; “Isırmak yasak” cümlesini anlayıp size tekrar edebilir; ancak bu cümlenin o an ısırmakta olduğu kardeşi için geçerli olduğunu düşünemez.

 

  • Bir şeyden pişman gibi duruyorsa muhtemelen yüzünüzde kızgın bir ifade olduğu veya ona bağırdığınız içindir; çünkü sizi bu şekilde görmekten hoşlanmaz. Ancak birkaç dakika sonda tekrar aynı davranıp davranmayacağınızdan emin olmak için aynı davranışı tekrarlayacaktır. O, küçük bir bilim insanıdır.

 

  • Sözcükleri aklında tutamaz. Bu yaştaki çocuk kısa süreli bir bilince sahiptir. İki bilgiyi veya iki fikri aynı anda aklında tutamaz. Eğer yerine getirmesini istediğiniz bir şey varda, ona her defasında tek bir komut verin.

 

  • Olumsuzluk içeren öğeleri algılamakta zorlanır. Örneğin; “Onu eline alma” dediğinizde “Onu eline al” demişsiniz gibi algılar ve hemen yerine getirir. Çünkü olumsuzluğu anlamak iki zihinsel işlem gerçekleştirmeyi gerektirir; önce bir imge kurmak, ardından bu imgenin zıddını kurmak. Bu, 1 yaşındaki çocuğun gerçekleştiremeyeceği bir beceridir. Çoçuğunuz yapmasını istemediğiniz şeyi söylemek yerine yapmasını istediğiniz şeyi söylerseniz ikinizin de hayatı kolaylaşacaktır.

 

  • Geceleri uyanır. Çocuğunuzun geceleri yalnız kalmamak için ağlaması kortekste yer alan hormon sistemine bağlı bir tepkidir. Kaygısı yalnızca psikolojik değil aynı zamanda fizyolojiktir. Bir yaşında bir çocuğun kaygısını tek başına dindirmesi, üstesinden gelmesi oldukça zordur. Ağlamak, bunu sağlamak için başvurduğu bir yöntemdir. Çocuğunuza sarıldığınızda, eğer kaygısının altında gece yalnız kalmak dışında bir sebep yoksa, her şey yoluna girecektir. Geceleri ona sarılırken fazla uyarımda bulunmamaya, konuşmamaya özen gösterin. Önlemek, iyileştirmekten daha kolaydır. Uyanacağını fark ettiğinizde elinizi yavaşça üzerine koymanız, ağlama durumuna geçmeden tekrar uykuya dalmasına yardımcı olacaktır.

 

 

 

Çocuğunuz 10 aylık olduğunda artık sizden ayrılmaya tepki vermeye başlayacaktır. Bu tepkiler 13 ve 18 aylar arasında iyice belirginleşecek, 2 yaştan sonra ise yavaş yavaş azalacaktır. Peki bu dönemde ebeveyn ayrılık kaygısıyla baş etmek için neler yapabilir?

  • Öncelikle siz kendinizi çocuğunuzdan ayrılmaya hazırlayın. Ayrılırken rahat olmanız ve kendinizi suçlu hissetmemeniz oldukça önemli. Unutmayın, sizin kaygılarınız da çocuğa geçmekte.
  • Ayrılıktan birkaç gün önce durumu çocuğunuza anlatın. Kaç gün ayrı kalacaksınız, neden ve nereye gidiyorsunuz, onu kiminle bırakacaksınız; bunları anlayacağı şekilde anlatın. Yanyana değilken de onu düşüneceğinizi ve özleyeceğinizi bilmesine yardımcı olun. Uzakta olduğunuzda da onu çok sevdiğinizi anlatın.
  • Sizin yokluğunuzda ona bakacak kişinin çocuğu çok iyi tanıdığından ve onun günlük rutinini aynı şekilde devam ettireceğinden emin olun. Giderken çocuğunuza size hatırlatacak bir eşya bırakmanız ona yardımcı olabilir; bu, size ait bir fular, kıyafet veya beraber çektirdiğiniz bir fotoğrafınız olabilir.
  • Çocuğunuza bakacak kişiye siz yokken ona sizden bahsetmesini rica edin. Özlediği zamanlarda size arayabileceğini veya görüntülü konuşabileceğini hatırlatsın.
  • Ayrı kaldığınız günleri telafi etmek için normalden daha abartılı bir şekilde dönmeyin, mümkünse çok fala hediye almayın. Abartılı davranışlar çocuğun ayrılığın anormal bir şey olduğunu düşünmesine sebep olacaktır. İlişkiniz doğal akışında devam etsin ki çocuğunuz da kendini güvende hissetsin.
  • Geri döndüğünüzde çocuğunuzda ikilemli davranışlar gözlemleyebilirsiniz. Bunları saldırı olarak algılamayın, onu çok özlediğinizden ve çok sevdiğinizden bahsedin. Neler yaptığınızı anlatın ve onun neler yaptığını dinleyin.