A

naokuluna başlamak çocukların hayatında oldukça büyük , heyecan verici bir yenilik ancak aynı zamanda stres verici bir durumdur. Çocuğun ilk defa ailenin yarattığı güven ortamından çıkması, uzun süre aileden uzak kalması, öz bakımını kendi üstlenecek oluşu aileleri tedirgin eden başlıca sebepler olarak karşımıza çıkıyor.

Bu süreçte anne ve babanın iyi bir planlama yapması anaokulu sürecinin daha kolay ve sağlıklı geçmesine yardımcı olacaktır. Peki neler yapabilirsiniz?

  • Öncelikle kendinizi hazırlayın!

Çocuk için okul yepyeni bir ortamdır ve bilinmezliklerle doludur. Okulun kapısında çocukla vedalaşırken aklındaki soru işaretleri çocuğu kaygılandırır ve ayrılmayı güçleştirir. Bu durumda çoğu ebeveyn çocuğu ağlarken onu bırakmakta zorlanır, tedirginliğini çocuğa yansıtır. Ebeveyni mutsuz ve kaygılı gören çocuk daha da korkarak ağlamasının şiddetini arttırır. Öncelikle, kendinize bu sürecin normal ve gelişimsel olduğunu hatırlatın. Unutmayın, çocuğunuzun gelişimi ve eğitimi için güzel bir adım attınız. Siz sakin ve mutlu oldukça çocuğunuzun okula alışması da kolaylaşacaktır.

  • Merak etmesini sağlayın!

Okulun nasıl bir yer olduğunu, orada ne kadar kalacağını, neler yapacağını çocuğunuza anlatın. Sonrasında gözlerini kapatıp okulun nasıl bir yer olduğuna dair hayal kurmasını veya bir resmini çizmesini isteyebilir ve bunun üstüne sohbet edebilirsiniz. Merak ettiği noktaları not alıp uygun bir gününüzde okula gidip birlikte sorabilirsiniz.

  • Öğretmeniyle tanışın!

Okula başlamadan önce çocuğunuzu öğretmeniyle tanışmaya götürün. Birbirlerini tanımaları, vakit geçirmeleri ve oyun oynamaları ilk günün kaygısını azaltacaktır. Seçtiğiniz öğretmen sizin de güveneceğiniz biri olsun. Çocuğunuza öğretmenine güvendiğinizi hissettirin.

  • Okulda geçireceği süreyi iyi ayarlayın!

Çocuğunuz sizden ilk kez ayrıldığı için bütün günü okulda geçirmesi onun için iyi bir algı yaratmayacaktır. İlk günlerinde mümkün olduğunca okuldan keyif alması, güzel vakit geçirmesi önemlidir. Mutluyken okuldan alınan çocuk ertesi gün tekrar gitmek isteyecektir. Ayrıca okuldan alınacağı saati çocuğunuza önceden söylemeniz oldukça önemlidir. Örneğin; ‘yemek saatinden sonra seni alacağım’, veya ‘uyku saatinden sonra seni kapıda bekliyor olacağım’ gibi zamanı anlayabileceği şekilde ifade etmeniz ve belirttiğiniz saatte orada olmanız aranızdaki güven i de arttıracaktır.

  • Kararlı olun!

Çocuğunuz okula gitmemek için ağladığında mutlaka sebebini öğrenmeye çalışın ve konu hakkında onunla konuşun. Eğer gitmemek için geçerli bir sebebi yoksa ‘Bugün gitmesen de olur’ gibi bir cümle kullanmayın. Bu tarz bir yaklaşım çocuğun okulu kötü bir yer gibi algılamasına sebep olacaktır. Bunun yerine ‘Anlıyorum, bugün gitmek istemiyorsun, çünkü dün okulda çok sıkıldın, bununla ilgili öğretmeninle konuşacağım, ben yanındayım’ demek daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.

  • Okul sonrasında sorgulayıcı olmayın!

Her çocuk gününün nasıl geçtiğini anlatmak istemeyebilir. Bu sizi kaygılandırmasın. ‘Günün nasıl geçti’ demek yerine kendi gününüzü anlatmanız, gün içinde onu özlediğinizi ve akşamı heyecanla beklediğinizi belirtmeniz gün içindeki duygularının normal olduğunu anlamasını sağlayacaktır. ‘bugün en çok neye güldün’,’yemek saatinde sevdiğin bir yemek var mıydı’ gibi daha spesifik sorular çocuğunuzun anlatmasına yardımcı olacaktır.

  • Uzman desteği alabilirsiniz!

Tüm bunlara rağmen çocuğunuz okula alışmıyorsa altında yatan başka problemler olabileceğini unutmayın. Çocuğunuzu bir psikoloğa götürmekten çekinmeyin.